Tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2010 Perşembe

Özgür Tiyatro, Aşkın Vatanı Yoktur'u İstanbul'da sergiledi





Özgür Tiyatro 17 yıl önce kurulmuş Ankaralı bir tiyatro olarak ilk İstanbul turnesini geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdi. Bu minvalde Aşkın Vatanı Yoktur adlı oyun, Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde 18 Mayıs 2010 tarihinde iki kez sergilendi.
Tek kişilik bu oyun Nazım Hikmet'in 'Taranta Babu'ya Mektuplar' şiirlerinden bir kolaj. Oyunun hem yönetmeni ve hem de tek oyuncusu olmak gibi güç bir işi omuzlayan Özgür Başkaya son derece başarılı bir performans ortaya koyuyor. Nazım şiirlerinden de aldığı güçle kurgusu sağlam bir oyun kotarmış.
Oyunun ana izleğini oluşturan metin, Habeşistanlı bir zencinin resim öğrenmek için geldiği ve öldürüldüğü Mussolini dönemi Roma'sından karısına yazdığı ama gönderemediği bir deste mektuptur. Bu mektuplarda 1930'ların Roma'sı, İtalyan ekonomisinin dibe vuruşu, bu koşullarda Mussolini'nin iktidar oluşu dile getirilir. Roma'da iki ayrı dünya vardır: Birincisi turistik Roma, ikincisi ise halkın yokluk içinde yaşadığı dış mahalleler... İtalyan ekonomisi zordadır ve Mussolini çareyi Habeşistan'a savaş açmakta bulur.

"...Kartpostallar Roma'sına benzemiyen bir Roma daha vardır. Onun ne fotoğraflarını çekerler, ne kartpostallarını satarlar. Bu ikinci Roma'nın adı: Cartieri Popolari - HALK MAHALLELERİ'dir... Burada evler, Amerika'ya göç edemiyen bir İtalyan işsizinin umutsuzluğuna benzer. Buranın karanlığı terlidir, yapışkandır ve kokusu ağırdır. Bu mahalleler, boyalı kartpostalların parlaklıklarında bile ışık bulamadıkları için ne coğrafya kitaplarına girerler, ne de güzel, tarihî manzaralar meraklısı yolcuların koleksiyonlarına...
Kızını, İtalya'nın en zengin, en rahat delikanlısı Kont Ciano ile evlendiren ve kendisi Prens Torlonya'nın armağanı Villa Torlonya'da oturan büyük idealist Sinyor Mussolini, İtalyan Ansiklopedisi'nin «F» harfinde faşizmin ne demek olduğunu anlatırken der ki:
«Faşist, rahat hayata hor bakar... Yeryüzünde saadetin mümkün olacağına inanmaz.»
Faşizmin bu «rahat hayata hor bakmak ve yeryüzünde saadete kavuşmamak» nazariyesi, büyük bir ciddiyet ve samimiyetle «Cartieri Popolari - Halk Mahallelerinde» gerçeklendirilmiştir."






İnsanların sözle, domuzların patatesle beslendiği bir dünyadır Mussolini Roma'sı. Bu yüzden Habeş genci mektubunda şöyle yazar:

"YAŞAMAK..
Ne acayip iştir ki
bu ne mene gidiştir ki TARANTA - BABU
bugün bu
«bu inanılmıyacak kadar güzel»
bu anlatılamıyacak kadar sevinçli şey:
böyle zor
bu kadar
dar
böyle kanlı
bu denlü kepaze..."

Ve Mussolini çok konuşmaktadır. Çok korktuğu için çok konuşmaktadır. Ve Habeşistan'ı işgale hazırlanmaktadır.Çünkü bir gazete haberine göre "Muharebe kozmik bir zorunluluktur ve insanın bedenini gençleştirir, ruhunu tasfiye eder."
İtalya'da işsizlik hızla artmakta, işçi yevmiyeleri düşmektedir. İngiliz işçisinin üçte biri kadar yevmiye elde edebilmektedir İtalyan işçisi. Savaştan sonra ise elbet birileri zengin olacaktır.

Son mektup şu sözlerle biter:
"Geliyorlar Taranta - Babu.
Bu ölmeğe ve öldürmeğe gönderilenler
kanlı sargılarına birer birer
teneke haçlar takıp döndükleri gün,
büyük ve âdil Roma'da
hisse senetleriyle aksiyonlar yükselecek"

Faşizm yükselişini sürdürmektedir...






***

OYUN ÜZERİNE BİR İKİ DİPNOT:
Işıklandırma turnede istedikleri gibi olmamış. Sahne büyük gelmiş dekoru dağıtmak zorunda kalmışlar ki bu da dekorlar arasında hafif bir zaman kaybına yani oyunun temposunda belli belirsiz bir aksamaya yol açıyor.
Işık yetersizliği/sorunu yüzünden ressam şövalesindeki resimler iyi seçilemiyor. Göstermeci bir anlayışla sergilenen bu resimler, Abidin Dino’nun desenleri…
Dekor Tamer Gören’e ait. Çok sade adeta minimalist ama aynı zamanda çok işlevsel bir dekoru var oyunun.
Kısacası ortaya temiz ve güzel bir iş çıkarmışlar.
Bilet fiyatlarını devlet tiyatrolarınınkinden bile ucuz tutuyorlar ki kimse 'gelirdim ama pahalı' demesin. Böyle bir bahanenin ardına sığınmasın. Yine de seyirci bulmakta güçlük çekiyor bu güzel oyun…

5 Nisan 2010 Pazartesi

İZMİR'DEN SEVİNÇ'Lİ HABERLER




Başlığın İzmir'in o güzelim frambuazlı pastasını pek sevdiğim Sevinç Pastanesi'yle ilgisi var ama bu kadarla da kalmıyor;-) evet evet Sevinç pastanesi'nde buluştuk arkadaşlarla ama oradan İzmir Sanat'a gittik, Fuar'daki.İzmir Sanat'ın önündeki kafede otururken Genco Erkal geldi. Gelir tabii... Zira 28. İzmir Tiyatro Günleri kapsamında Marx'ın Dönüşü oyununu sergiliyordu ama o gün bir işi daha vardı: Günay Akarsu paneline katılarak tanığı Günay Akarsu'yu anlatmak. Konuşmacılardan biri de bendim; Merhaba gösteri topluluğu adına daha önce bu sitede sözünü ettiğim S. Günay Akarsu kitabını nasıl hazırladığımızı ve arkadaşlarımla benim için hocamız Günay Akarsu'nun ne anlama geldiğini anlatmak üzere...
Genco Erkal'ın konuşmasından benim hiç bilmediğim Dostlar Tiyatrosu'nun kuruluş yıllarına ilişkin pekçok şey öğrendim. Günay Hoca da kuruculardan biriymiş. Dostlar o zamanlar bir kültür merkezi gibiydi; tiyatro eğitimi vardı, Ruhi Su Dostlar korosu vardı (Sümeyra Çakır'ı anımsayın) ve bir de üye kartı çıkartılırdı izleyicilere.1980 öncesinden söz ediyorum. Arkadaşlardan biri panelin soru cevap faslına geçildiğinde işte bu üye kartını sordu Genco Erkal'a. Üye kartını hala saklıyormuş. Soru ve günün esprisi şuydu: Bu üye kartı hala geçerli mi? Kartın geçerli olup olmaması bir yana üye kayıtları ortada yokmuş. Elbette yoktur. 12 Eylül döneminde orada bir sürü kişinin adresini bulduklarını düşünsenize. Bugün biraz anlaşılmaz geliyor belki ama o dönem tüm üyeleri gizli örgütten içeri almaları işten değildi.
Panelin konuşmacılarından biri de Prof. Özdemir Nutku idi. 9 Eylül Üniversitesi tiyatro bölümü başkanı ve kurucusu. Türkiye'nin en 'baba' tiyatro adamı. O da Akarsu ile 1960'dan önce tanıştığını, uzun uzun mektuplaştıklarını söyledi. Tabii biz de hemen bu mektupları sorduk. Mektupları derlemeye de talip olduk.
Panelde Ankaralı tiyatro yöneticisi Özgür Başkaya da doktora tezini hazırlarken hocamızın yazılarından çok yararlandığını ve bugün de onun fikirlerinin uygulayıcısı olduklarını anlattı.
Çok özel ve sımsıcak bir paneldi kısacası.




28. İzmir tiyatro günleri kapsamında bizim panelden başka birçok toplantı yapıldı ve pekçok oyun sergilendi. Kalburüstü tiyatroların neredeyse hepsi İzmir'deydi. Semaver Kumpanya'dan Ortaoyucular'a, Oyun Atölyesi'nden Tiyatro Stüdyosu'na, Dostlar'dan Kenterler'e... İzmirlileri bu büyük ve başarılı organizasyonu 28 yıldır sürdürdükleri için cidden kutlamak gerek. İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ve sevgili Bilgehan'a ise ev sahiplikleri için teşekkür borçluyum. Tabii bu babda Uğur,'u, Hülya'yı ve tüm İzmirli dostları da unutmuyorum.


30 Aralık 2009 Çarşamba

'Tiyatroya Adanmış Bir Yaşam' Radikal Kitap'ta...

Tiyatroya Adanmış Bir Yaşam kitabıyla ilgili tanıtım yazısı Radikal Kitap'ın 25 Aralık 2009 tarihli 116. sayısında 28. sayfada yayımlandı.


60’lar, 70’ler ve tiyatro

Yazar, eleştirmen, tiyatrocu, dergi ve yayınevi sahibi, yönetmeni ve elektrik mühendisi S. Günay Akarsu’yun yazıları, yirmi yedi sene sonra, hocalık yaptığı üniversite tiyatro grubu üyeleri tarafından kitaplaştırıldı. Merhaba Gösteri Topluluğu Tiyatroya Adanmış Bir Yaşam: S. Günay Akarsu kitabının; onu, tiyatro anlayışını ve aydın kimliğini dönemin panoraması içinde sonraki kuşaklara, onu tanımayan genç tiyatroculara aktarmak için hazırlandığını belirtiyor.
Yaşamı boyunca Brecht ve epik tiyatroyu Türkiye’de tanıtmaya, benimsetmeye çalışan Akarsu, hem eleştiri ve kuramsal yazılar kaleme almış hem de nasıl bir tiyatro istediğini bizzat tiyatro yaparak göstermiş. Kendisi de İTÜ’deki öğrencilik yıllarından başlayarak oyunculuk yapan Akarsu’nun yazıları sadece o günün tiyatrosuna değil aynı zamanda toplumuna da bir pencere açıyor: 1960’lar ve 70’ler nasıl yıllardı? Bugün çok tartışılan 27 Mayıs ve 12 Mart’ın sanata yansıması ne yönde oldu? O dönem hangi oyunlar sahnelendi? İlericilik, toplumcu tiyatro, politik seyirci ve amatör toplulukların işlevi neydi? Kısacası yalnızca bir tiyatro retrospektifi değil, aynı zamanda bir dönem panoraması sayılabilecek bu kitapta bir dönemi tiyatro ortamındaki yansımalarıyla izlemek mümkün.
Kitapta eleştirilerine yer verilen oyunlar arasında; Zengin Mutfağı, Arturo Ui, Güneşin Katli, Sezuan’ın İyi İnsanı, Şili’de Av, Abdülcanbaz, Havana Duruşması, Eskici Dükkanı, İnek, Mikado’nun Çöpleri, 72.Koğuş, Yer Demir Gök Bakır bulunuyor. Genelede tarihsel düzende sıralanan yazılar, iç içe geçmiş (birbirinden biçim özellikleriyle ayrılmış) üç bölüm halinde düzenlenmiş. Kitapta; tiyatro eleştirileri, çeşitli gazete, dergi yazıları sırayla ilerlerken, dönemin politika sahnesinin önemli olaylarına da işaret ediliyor. Buna paralel olarak Akarsu’nun yaşamından kesitler veriliyor. Bu üç bölüm farklı zemin renkleri atıldığı ya da italik harfler kullanıldığı için birbirinden kolayca ayrılıyor. Böylece dönemin olaylarıyla yazılar arasında doğrudan bir ilişki kurulabiliyor. 1959 ile 1982 tarihleri arasında yazılan yazılar, ağırlıklı olarak 1960’lar ve 70’ler gibi toplumsal hareketliliğin arttığı dönemlerde yazılmış olmaları açısından ilgi çekici.
Kitabın son bölümde S. Günay Akarsu hakkında dostlarının yazdıkları da bulunuyor. Tiyatroya Adanmış Bir Yaşam: S. Günay Akarsu, Akarsu’yun tiyatroya olan katkısını günümüze taşıyor. 60’lar ve 70’ler tiyatrosunu merak edenlere özellikle duyurulur.

TİYATROYA ADANMIŞ BİR YAŞAM: S. GÜNAY AKARSU
Mitos-Boyut Yayınları
Düzenleme: Merhaba Gösteri Topluluğu
2009
320 sayfa

14 Aralık 2009 Pazartesi

Günay Akarsu kitabımız Hürriyet gazetesinde:))





13 aralık 2009 Pazar Hürriyet Gazetesi Keyif eki 7. sayfada Serhan Yedig imzasi ile Merhaba Gösteri Topluluğunun hazirladiğı " Toplumcu Tiyatroya Adanmis Bir Yasam S.Gunay AKARSU " adli kitabimizin tanitim yazisi yer aldı.

http://e-gazete.hurriyet.com.tr/Keyif/2009/12/13/1/01/main.aspx



Bu konudaki öteki yazılarıma ulaşmak isterseniz:

http://nicomedian.wordpress.com/2006/05/08/gunay-akarsu-ve-tiyatro/

http://nicomedian.blogspot.com/2009/11/tiyatroya-adanms-bir-yasam.html


Başka linkler:

http://www.tiyatronline.com/ysahnetozu57.htm

http://www.tiyatrom.com/2010_haber_0076.htm

8 Kasım 2009 Pazar

Tiyatroya adanmış bir yaşam



Uzun süredir hocamız Günay Akarsu anısına bir kitap hazırlığındaydık. Geç oldu ama güç olmadı: Nihayet kitabımızı geçen hafta matbaadan taze taze alıp İstanbul Kitap Fuarı'na yetiştirebildik. Bir bahar bayramı sevinci yaşayarak; çünkü yeniden doğmuştu hocamız. İşte bu yüzden kitabı elimizde tuttuğumuz an, papatyalar açtı içimizde. Yüreğimiz pır pır etti, Dündar İncesu'nun dediği gibi yeni doğmuş bir bebeği koklar gibi kokladık.

Bize bu büyük sevinci yaşatan Günay Akarsu kitabının basın duyurusu şöyle:


BİR TİYATRO ADAMININ YAZILARI VE YAŞAMI

S. Günay Akarsu 1959 - 1982 arasında tiyatro eleştirmenliği, tiyatro kitapları ve tiyatro dergisi yayıncılığı, tiyatro öğretmenliği, amatör tiyatro yönetmenliği gibi bir çok alanda ürün veren, tiyatronun seyirci ve siyasa ile ilişkisi üzerine görüşlerini yazan sosyalist bir tiyatro adamı idi. Öğrencileri Akarsu'nun tiyatro etkinlikleri ve yazılarının derlendiği bir kitap hazırladı, Mitos- Boyut Yayınları'nda yayımlandı: "Tiyatroya adanmış bir yaşam: S. Günay Akarsu".

Kitap, Akarsu'nun tiyatro eleştirilerinden seçmeler, farklı gazetelere yazdığı profesyonel ve amatör tiyatroların kültürel ve siyasal etkileri üzerine kendi yazıları yanında, hakkında yazılan yazılar ve kurduğu ve yönettiği İzlem Yayınevi, Oyun (1964 ve 1979) ve Tiyatro 70(1970) dergileri, İzmir (1972) ve İstanbul (1976) Merhaba Gösteri Toplulukları hakkında yazılmış yazılar yer almaktadır.

"Tiyatroya adanmış bir yaşam: S. Günay Akarsu", Akarsu'nun yaşamı ve emeği yanında Türkiye Tiyatrosu'nun 50 yıl öncesine dek uzanan geçmişinden renkler, kesitler taşıyan bir kitap.

"Tiyatroya adanmış bir yaşam: S. Günay Akarsu". Mitos- Boyut Yayınları Tiyatro/ Kültür Dizisi:93

1. Baskı: 2009 Ekim

ISBN : 978 975 7785 34-2

320 sayfa- Fiyatı: 25 TL ( Kdv dahil)

Yayına Hazırlayan:

MERHABA GÖSTERİ TOPLULUĞU

Mustafa SERCAN- Şefika Görgülü KAMÇEZ- Rüksan Doksatlı TUNA- Erdinç ÖZKÖYLÜ- Dündar İNCESU